Türkiye’nin opera dünyasına en büyük armağanı, 20. yüzyılın en büyük divalarından biri, yorumculuğunun yanı sıra araştırmalarıyla unutulmuş yapıtları günışığına çıkaran bir öncü; Donizetti ve Rossini rönesanslarının kilit isimlerinden biriydi Leyla Gencer... Operanın mabedi La Scala’nın yirmi beş yıl primadonnası olarak yüzyılın en büyük divalarıyla aynı dönemde Avrupa sahnelerinde parladı. Yaşamının büyük bir kısmını Milano’da geçirdi.

20. yüzyıl opera dünyasına damgasını vuran Leyla Gencer İstanbul’da doğdu. İstanbul Belediye Konservatuarı’nda başladığı şan eğitimine İtalyan soprano Giannina Arangi-Lombardi ve Apollo Granforte ile devam etti. 1950’de Ankara Devlet Operası sahnesinde Mascagni’nin Cavalleria Rusticana’sında Santuzza rolünü yorumladıktan sonra kısa bir süre içerisinde yurtiçinde tanınan bir opera sanatçısı oldu, birçok önemli devlet etkinliğine soprano olarak davet edildi.

İtalya sahnelerine Napoli’deki San Carlo Tiyatrosu’nda yine Santuzza rolüyle adım attı ve bir yıl sonra Madama Butterfly ve Yevgeni Onegin operaları için tekrar Napoli’ye döndü. 26 Ocak 1957’de La Scala Tiyatrosu’nda ilk kez sahneye çıkarak Poulenc’in Les Dialogues des Carmelites’sinin dünya prömiyerinde Lidoine rolünü yorumladı.

1957 ile 1980 arasında La Scala Tiyatrosu’nda, Verdi, Bellini, Donizetti, Mozart, Monteverdi, Gluck, Çaykovski, Britten ve Pizzetti’ninkiler başta olmak üzere birçok operada başrol oynadı.

Vittorio Gui, Tulio Serafin, Gianandrea Gavazzeni ve Riccardo Muti gibi büyük İtalyan şeflerle çalıştı. Donizetti’nin unutulmuş operalarını başarılı bir şekilde yorumlayarak “Donizetti Rönesansı”nın gelişmesine büyük katkıda bulundu.

Geniş repertuarı, lirik sopranodan dramatik koloratüre uzanan bir yelpazede 72 rolü kapsayan Leyla Gencer, Maria Callas, Renata Tebaldi, Montserrat Caballé, Joan Sutherland, Beverly Sills gibi efsane isimlerle aynı dönemde operanın mabedi La Scala’da yirmi beş yıl boyunca primadonna olarak söyledi.

1985’te La Fenice Tiyatrosu’nda Francesco Gnecco’nun La Prova di un’Opera Seria adlı yapıtıyla opera sahnelerine veda eden Leyla Gencer, 1992 yılına dek konser ve resitallerine devam etti.

1983-88 yılları arasında As.Li.Co. di Milano’nun sanat yönetmenliğini üstlendi, 1997-98 yılları arasında ise şef Riccardo Muti tarafından atanarak La Scala Korosu’nun genç sanatçılar okulunda yöneticilik yaptı. 2008 yılındaki vefatına kadar La Scala Tiyatrosu’nda opera sanatçıları için kurulan akademinin sanat yönetmenliğini sürdürdü.

Uzun yıllar yakın bir ilişki içinde olduğu, mütevelliler kurulu başkanlığını üstlendiği İKSV, Leyla Gencer’in Milano’daki yaşamını Şişhane’deki binasına taşıdı.

İKSV binasının ikinci katında Leyla Gencer’e ayrılan alanda, sanatçının Milano’daki evinin bir kısmı yeniden canlandırıldı. Sferisterio Operası sanat yönetmeni olan ve Gencer’in uzun yıllar operalarında birlikte çalıştığı dekoratörü Pier Luigi Pizzi’nin Melahat Behlil, Franca Cella ve Massimo Gasparon'un yardımlarıyla düzenlediği Leyla Gencer Evi, onun operadan ayrı tutulamayan yaşamının en öne çıkan yönlerini bu büyük sanatçıyı yakından tanımak isteyenlerle paylaştı.

Yukarı