Baran Aykutbay

Diyarbakır’da yaşayan sanatçı Baran Aykutbay, çalışmalarında resim, fotoğraf, çizim ve video gibi farklı medya araçlarını kullanarak organik ve yapay unsurlar ile kültürel öğeler arasındaki ilişkileri inceliyor. Pratiği, doğa ile insan yapımı sistemler arasındaki ilişkiler, müdahale biçimleri ve dönüşüm süreçleri etrafında şekilleniyor.

Sanatsal üretiminde doğadan topladığı nesneler, bitkiler, taşlar ve görüntülerle çalışıyor; bu malzemeleri atölye ve dijital ortamlarda yeniden kurguluyor. Fotoğraf, eskiz ve dijital müdahale yöntemleri aracılığıyla bu süreçleri arşivliyor. Organik ve yapay sistemler arasındaki sınırları, doğal malzemeler ile gündelik ve teknolojik nesneler arasındaki ilişkiler üzerinden araştırıyor.

Aykutbay, 2019–2023 yılları arasında Mardin Artuklu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde eğitim aldı ve üstün başarı derecesiyle birincilik ödülüne layık görüldü. 2024’te Bolu’da Yeşim Akçakaya Sanatçı Misafir Evi programına katıldı.

Sanatçı birçok sergide yer aldı; Uzaktan Desen (2021, MAÜGSF, Mardin), Kayıtta (2021, 13 Metrekare Sanat Kolektifi, Mardin), İçeriden ve Sürekli (2022, Depo, İstanbul), Dissensus (2023, Gri Alan, Balıkesir) ve Meanings of Gathering (2025, Artmeant Project, çevrimiçi sergi). 2026’da Grid Art Collective – Stamboul Art Collective tarafından düzenlenen Bu Şehir Kime Ait? başlıklı dijital sergide de bulundu.

Baran Aykutbay’ın SaDe kapsamında desteklenen projesi, doğal yaprakların kâğıt yüzeyiyle kurduğu ilişkinin zaman içinde geçirdiği dönüşümü izlemeye ve belgelemeye odaklanıyor. Farklı ağaç türlerinden toplanan yapraklar, kontrollü bir ortamda fotoğraf ve çizimlerle düzenli olarak kayıt altına alınırken çürüme, renk değişimi, kuruma ve parçalanma süreçleri gözlemlenecek. Ortaya çıkan görsel kayıtlar ve çizimler, baskı ve arşiv formatlarında bir araya getirilecek.

Hatice Yıldız Züreyk

Hatice Yıldız Züreyk (1991, Hatay) 2013’te Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Öğretmenlik mesleğini sürdüren sanatçı, hayatı ve kendini tanımlamak için elindeki malzemelerden yararlanmaya çalışıyor. Sözün, hayalin ve renklerin birbirini çoğaltarak bir anlatıya dönüşmesi, Züreyk’in sanat yolculuğunda önemli bir rol oynuyor.

Sanatçının aldığı edebiyat ve resim eğitimi, son iki yılda ilgilenmeye başladığı performans sanatını şekillendiriyor. Performans sanatında genellikle doğaya ait malzemelerle sözü birleştirmeyi tercih eden sanatçı, bir yandan da sulu boya çalışmalarıyla “Uydurma Çiçeklerin Anlatısı” üzerine odaklanıyor. Sanatçı bu çalışmalarında çiçeklerin bağımsız renkleri ve sözcüklerin sınırlanamayan anlamlarından bir kompozisyon yaratmayı amaçlıyor.

Hatice Yıldız Züreyk’in SaDe desteğiyle yürüttüğü Kafamın İçindeki Dağlar başlıklı projesi, sanatçının çocukluğundan beri bağ kurduğu dağ manzaralarının endüstriyel faaliyetler ve taş ocakları nedeniyle dönüşümünü odağına alıyor. Dağların yok oluşunun yarattığı kayıp duygusu ve sorgulama hâlinden yola çıkan proje, bu değişimi kişisel hafıza üzerinden ele alıyor. Resim, linol baskı, fotoğraf, video ve notları bir araya getiren çalışma, yok oluş süreçlerini çok disiplinli bir anlatı içinde görünür kılmayı amaçlıyor.

Hüseyin Turan

1999 Diyarbakır doğumlu Hüseyin Turan, Akdeniz Üniversitesi İç Mimarlık bölümünden mezun oldu. Eğitim sürecinde katıldığı arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları, kültürel mirasla kurduğu ilişkiyi belirleyici bir noktaya taşıdı.

Sanatçının pratiği, kültürel miras, jeoloji ve tarih öncesi üretim biçimleri etrafında şekilleniyor. Özellikle taş, fosil ve doğal oluşumlar üzerinden zaman, aşınma ve dönüşüm kavramlarını ele alıyor. Çalışmalarında zamanı insan merkezli olmayan bir bakışla yeniden düşünüyor; doğanın kendi ritmi ve algısı üzerinden alternatif zaman ve algı kurguları öneriyor. Arazi gözlemleri ve kişisel deneyimlerinden beslenen üretimlerinde fotoğraf ve enstalasyon pratiklerini kullanıyor.

Hüseyin Turan’ın SaDe programı kapsamında desteklenen Gırselet Deresi: Arkeopeyzaj Araştırması projesi Diyarbakır’ın Hazro ilçesindeki Gırselet Deresi boyunca uzanan, Neolitik dönemden Ortaçağ’a kadar farklı dönemlere ait izler taşıyan arkeopeyzaj alanlarını araştırmaya odaklanıyor. Fotoğraf, video ve haritalama yöntemleriyle yürütülen saha çalışmaları sonucunda oluşturulacak görsel arşiv, bir araştırma yayını olarak bir araya getirilecek.

Mekin Avras

Mekin Avras (1991, Bitlis), Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi’nde Resim-İş Öğretmenliği eğitimi aldı. Resim temelli üretimlerini fotoğraf, enstalasyon ve video alanlarında sürdürüyor.

Avras, çalışmalarında psikoloji, bilinç ve metafizik ilişkiler üzerine odaklanıyor. Üretimleri, içsel gerilimler, yabancılaşma, ideolojik baskılar ve etik çatışmalar etrafında gelişiyor. Bu hat, insanın diğer varlıklarla kurduğu ilişkiler üzerinden genişliyor. Bilinç, algı ve bellek, çalışmalarının temel katmanlarını oluşturuyor. Farklı seriler üzerinden ilerleyen pratiğinde her çalışma, ele aldığı konuya özgü bir yapı kuruyor.

“Metro Günlükleri” serisinde kamusal alanda karşılaştığı bireylerin psikolojik katmanlarını portreler üzerinden ele alıyor. “Duvar, Ardı, Anılar” serisinde travma ve belleğin anıtsal izlerine odaklanıyor. “Hipokrat Yemini” çalışması etik değerler ve insan onuru üzerine kuruluyor. “Mor Alan” serisi, endüstriyel bir mekânda yürütülen saha araştırmasına dayanır ve yüzeyde biriken zaman ile maddesel dönüşüm üzerinden hafıza katmanlarını inceliyor.

Avras, 2022’de Mamut Art Project kapsamında yer aldı. 2024’te Galeri Beylikdüzü Ulusal Görsel Sanatlar Yarışması’nda jüri birincilik ödülüne değer görüldü. 2025’te Akdeniz Bienali Mare Nostrum’da yer aldı. 2026’da Akbank Günümüz Genç Sanatçıları Yarışması’na seçildi.

Sanatçı Mekin Avras, SaDe programından aldığı destekle Çukurova Sanayi İşletmeleri fabrikasıyla kurduğu mekânsal aidiyet ilişkisini odağına alan Mor Alan projesi üzerinde çalışıyor. Sanatçı, fabrika sahasında oluşturduğu görsel arşivi resimlerine aktarırken nesne temelli enstalasyonlar ve video üretimleri aracılığıyla bu deneyimi çokkatmanlı bir anlatıya dönüştürmeyi hedefliyor.

Özlem Köse

2017’de Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümünden mezun olan Özlem Köse (1995, Gaziantep), yüksek lisans eğitimini 2020’de aynı üniversitenin Güzel Sanatlar Enstitüsü’nde Çağdaş Sanatta İğrenç İmgeler: Abject Sanatı başlıklı teziyle tamamladı. Köse’nin çalışmaları; siyasetin gündelik yaşamı nasıl belirlediği ve bireyin anlam arayışının günlük yaşamdaki tezahürlerinin ne olduğu gibi sorular etrafında şekilleniyor. Bunun yanında mağdurun ve ötekinin dilinin sanatta nasıl inşa edilebileceğiyle ilgileniyor. Kendi deneyimlerinin yanı sıra atık ve sıradan nesnelerin anlatılarını merkeze koyan bir üretimin olanaklarını arıyor. Genellikle video, resim, enstalasyon ve fotoğraf gibi medyumlarda üreten sanatçı, çalışmalarına İstanbul’da devam ediyor.

Özlem Köse’nin SaDe desteğiyle geliştireceği projesi babasının 1982 yılında Almanya’ya yaptığı ancak kimlik ve aidiyet temelli siyasi değerlendirmeler nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanan göç deneyiminden yola çıkan bir heykel projesi. Göç, dışlanma ve kuşaklar boyunca taşınan yükler arasındaki ilişkiyi bel fıtığı metaforu üzerinden ele alan Fıtık, sanatçının Fırat Nehri, Mezopotamya coğrafyası, kimlik politikaları ve göç üzerine yürüttüğü uzun soluklu araştırmalarının bir parçası olarak konumlanıyor.