Kapat
Gönderiliyor...
ARA
14
Arşiv
>

Güncel Haberler

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

12. İstanbul Bienali ön gösterimi: İsimsiz (Film)


* İsimsiz (Film) programı kapsamında düzenlenen William E. Jones ve Patrick Watkins söyleşisi, İstanbul Bienali Direktörü Bige Örer moderatörlüğünde 10 Nisan Pazar günü Salon'da gerçekleşti.


İstanbul Bienali ve İstanbul Film Festivali işbirliğiyle düzenlenen İsimsiz (Film), 12. İstanbul Bienali'nin sinema alanındaki bir ön izlemesi. 30. İstanbul Film Festivali kapsamında gerçekleştirilen bu işbirliği bienalin bugüne kadar görsel sanatlara yaptığı vurguyu daha geniş bir kültürel alana taşıma isteğinden doğdu.

12. İstanbul Bienali (17 Eylül-13 Kasım 2011) hem biçimsel olarak yenilikçi hem de siyasal açıdan sözünü esirgemeyen yapıtlara odaklanarak sanat ile siyaset arasındaki ilişkiyi inceleyecek. Sanatsal üretimi bu tür bir anlayışın en güçlü örneklerinden olan Kübalı-Amerikalı sanatçı Felix Gonzalez-Torres'in (1957-1996) yapıtları bienalin ana ilham kaynağını oluşturuyor.

Aynı doğrultuda, İsimsiz (Film) programında yer alan 10 uzun metrajlı film belirgin olarak siyasal içerik taşıyor. Ayrıca bu filmlerden her biri kendi üretim yöntemlerinin biçimsel gelenek ve alışkanlıklarının gözden geçirilmesini sağlayacak öneriler getiriyor.

12. İstanbul Bienali beş karma sergi ve yaklaşık 45 kişisel sunumdan oluşacak. Karma sergilerin başlıkları "İsimsiz" (Pasaport), "İsimsiz" (Ross), "İsimsiz" (Ateşli Silahla Ölüm), "İsimsiz" (Soyutlama) ve "İsimsiz" (Tarih) olarak belirlendi.

30. İstanbul Film Festivali kapsamında yer alan İsimsiz (Film) programının her bir bölümü bu başlıklara karşılık gelecek şekilde adlandırıldı. Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Söyleşi
William E. Jones (1991 yılı yapımı Massillon'un yönetmeni) ve Patrick Watkins (2000 yılı yapımı Paris Komünü filminin kurgucusu, kasting direktörü ve sahne amiri) ile yapılan söyleşinin merkezinde, bienalin bazı kilit kaygılarını paylaşan Massillon ve Paris Komünü adlı filmler yer aldı. 12. İstanbul Bienali gibi bu iki film de savaş ve şiddet, ulusal ve cinsel kimlik, soyutlama ve tarih gibi konulara eğilerek siyaset ile estetik arasındaki karmaşık ilişkiye işaret ediyor.